![]() |
![]() |
ŞEYTANIN OLUMSUZ TELKİNİNE FIRSAT VERMEMEK
Hayatın Günlük Akışı İçinde İnsanı Olumsuz Düşüncelerle Oyalar Yüce Allah’ın her şeyi bir kader doğrultusunda yarattığından gafil olan insanlar, hayatları boyunca “Sevdiklerimin başlarına bir kaza veya felaket gelir onları kaybedersem”, “İşimi kaybedersem”, “Çocuğumun geleceği nasıl olacak?”, “Büyük bir doğal felaket olursa” gibi hep endişe ve korku dolu düşünceler içinde yaşarlar. Ancak bunlar şeytanın insana sanki kendi düşüncesiymiş gibi telkin ettiği olumsuz fikirlerdir. Aslında şeytanın gerçek amacı, insanı Allah’a olan tevekkülünden uzaklaştırmak ve kadere iman etmesini engellemektir. Çünkü kadere iman eden bir insan, başına gelen hiçbir olaydan dolayı üzülmez, ümitsizliğe kapılmaz. Aksine son derece tevekküllü, teslimiyetli ve daima huzurlu olur. İnsanın karşılaştığı zorluklar da, elde ettiği başarı ve zenginlikler de Allah'ın takdiri iledir. Bunların hepsi Rabbimiz’in insanları denemek için kaderlerinde önceden belirlediği olaylardır. Bir ayette bildirildiği gibi, "... Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir". (Ahzab Suresi, 38) Başarısızlık, Aksilik Gibi Olumsuz Telkinlerde Bulunur İşe giderken otobüsü kaçırmak, sınavda başarısız olmak, işyerinde bir hata yapmak gibi olayları bazı insanlar, aksilik ve başarısızlık olarak algılar. Bu konuda kendilerine Yüce Allah’tan bağımsız varlıklarmış gibi benlik vererek kendilerini sorumlu tutarlar. (Allah’ı tenzih ederiz.) Oysa insan Yüce Allah’tan bağımsız hareket edemeyeceği gibi, O’nun yarattığı kader dışına da asla çıkamaz. Bu nedenle olumsuz gibi görünen olaylara üzülmek veya bundan bir pay çıkararak kendini suçlamak şeytanın verdiği olumsuz bir telkindir. Çünkü aksilik veya başarısızlık gibi görünen olayları Yüce Allah muhakkak bir hikmetle yaratmıştır. Bu yanılgı içinde olan kişiler, şeytanın etkisi altında oldukları için Rabbimiz’in bu şekilde kendilerini belki kötü bir olaydan koruduğunu veya imtihan ettiğini hiç düşünmezler. Oysa Rabbimiz bu açık gerçeği bir Kuran ayetinde şöyle haber vermiştir: Zorluklar Karşısında Ümitsizliğe Sürükler Her insanın hayatında kişiye göre değişen zorluk anları olabilir. Bu kimine göre hastalık, kimine göre işsiz kalmak, kimi için de bir yakınını kaybetmek olabilir. Nitekim Yüce Allah “Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.” (Bakara Suresi, 155) ayeti ile insanları zorlukla deneyeceğini haber vermektedir. Ancak şeytan insana bu zor zamanların hiç bitmeyeceği yönünde olumsuz bir telkin verebilir. Oysa insana düşen, Yüce Allah’ın emrettiği gibi zorluklar karşısında sabır göstermektir. Zaten insanın tüm hayatı zorluklarla geçse bile, sonunda ölümle birlikte dünya hayatı bitecek, ahiretteki gerçek yaşamı başlayacaktır. Ancak Yüce Allah insanı hiçbir zaman zorluk içinde bırakmayacağını Kuran ayetlerinde şöyle bildirir: Hatalar Konusunda Olumsuz Düşünceler Üretir İnsan Yüce Allah tarafından aciz olarak yaratılmıştır. Bu nedenle her an, pek çok konuda eksik düşünebilir, yanlış bir karar verebilir, hatalı bir tavır sergileyip gaflet anında bir günah işleyebilir. Bu, insanın imtihanı gereği yaratılmış olan ve tevbe edilmesi gereken bir durumdur. Ancak bu noktada şeytan, insana yaptığı hatadan dolayı imanından ümit kesmesi, Allah'ın kendisini bağışlamayacağı ve artık cehennemlik olduğuna dair batıl telkinlerde bulunur ve o kişiyi buna inandırmaya çalışır. Bu şekilde kişiyi iman edemeyeceğine, imanın zor olduğuna ikna ederek cehenneme sürüklemek ister. Oysa bu hiçbir şekilde Kuran ahlakına uygun olmayan bir düşünce ve kuruntudur. Çünkü Yüce Allah Kendisi'ne samimi bir biçimde tevbe edenlerin tüm günahlarını bağışlayacağını Kuran ayetlerinde bildirmiştir. Allah'a yönelmek ve O'nun rahmetine sığınmak için hiçbir zaman "çok geç" değildir. Rabbimiz Kuran'da kullarına şöyle buyurmaktadır: Şeytan İnsanın Apaçık Düşmanıdır
Şeytan Hakkında Unutulmaması Gereken Önemli Gerçekler Şeytan Allah tarafından yaratılmıştır, O'nun kontrolündedir ve ancak Allah'ın izniyle faaliyetini sürdürmektedir. Dünyadaki imtihan sırasında gerçekten iman edenle, etmeyenin ayrılması için görevlendirilmiştir. “Andolsun, senden ve içlerinde sana tabi olacak olanlardan tümüyle cehennemi dolduracağım.” (Sad Suresi, 85) ayetiyle haber verildiği üzere kendisine tanınan süre bittiğinde, cezasını çekmek üzere o da saptırdığı insanlarla beraber cehenneme atılacaktır. Şeytanın Müminler Üzerinde Bir Gücü Yoktur Şeytan sadece, müminin dünya hayatındaki imtihanı gereği bazı küçük hatalar yapmasına neden olabilir. Şeytanın saptırma etkisi yalnızca kalbinde hastalık bulunan kimseler üzerindedir. Bu gerçek Kuran'da şöyle bildirilir: |